Feyzül Furkan Tanıtımı

 

Feyzül Furkan, tefsirli bir mealdir. Bu fotoğrafta gördüğünüz Arapça metinli hali yani Kur’an-ı Kerim ve Tefsirli Meali.. Aynı şekilde Arapça metni olmayan Feyzül Furkan Tefsirli Kur’an-ı Kerim Meali de yayınevi tarafından basılmış durumda.

Yayınevi: Server Yayınları

Sayfa Sayısı: 604 sayfa Kur’an-ı Kerim ve Tefsirli Meal, 78 sayfa da ek olarak Kur’an-ı Kerim Bilgisi, Hatim duası, kaynakça, konularına göre dizin gibi kısımları vardır.

Boyutları: Sadece meal olarak da  Kur’an-ı Kerim ve Tefsirli Meal olarak da büyük/orta/küçük boyutları mevcuttur. Bu ekranda gördüğünüz orta boyu. Sayfa sayısı fazla olmasına rağmen sayfa kalınlığı ince tutularak çantamızda kolaylıkla taşıyabileceğimiz şekilde basılmış.

Renkleri: Fuşya, Siyah, Turkuaz, Mor, Taba, Lacivert gibi renkleri mevcuttur. Bu ekranda gördüğünüz Fuşya… Renk seçenekleri boyutlara ve türüne göre değişiyor olabilir, sitesinde stok durumu eksik olduğu için tam bilgi veremiyorum şuan.

Gördüğünüz gibi Kur’an-ı Kerim ve Tefsirli Meal olan halinde Arapça metni ve tefsirli meali karşılıklı yer alıyor. Ben gerçekten çok severek kullanıyorum. 🙂 Bu sayfada görüldüğü gibi açıklama kısımları aşağıda kaynak olarak belirtilmiş.

Feyzül Furkan’ın hem ios hem de android için ücretsiz uygulaması mevcut. Tüm metni içerisinde yer alıyor çok güzel bir uygulama, girip bakabilirsiniz. Eğer kitabı almak istiyorum ancak üslubunu merak ediyorum derseniz muhakkak indirip bakın derim.

Günümüz Türkçesiyle yazılmış, herkesin anlayabileceği bir mealdir. Parantez içleri ve açıklamaları daha da anlaşılır kılmış. Kapakları da sert olduğu için her yerde yanınızda taşıyabilirsiniz çantanızda zarar görmez. Ama ben yinede kılıfına koyuyorum. Sebebi sayfaları açılırsa zarar görmesin diye.

Sayfaların inceliğini merak edenler için böyle tek sayfayı tutarak çektim, aslında burada göründüğü kadar da ince değil. Hemen yırtılacak bir yapısı yok ben uzun zamandır severek kullanıyorum. Ama yinede normal kitap kağıtları kadar da kalın değil. Bilginiz olsun istedim 🙂

Müellifi Hasan Tahsin Feyizli’nin Feyzül Furkan’ın sitesinden aldığım Önsöz yazısının bir kısmını da paylaşmak istiyorum. Tamamını siteye girerek okuyabilirsiniz.

Şimdiye kadar yapılan mealler de, elbette büyük bir emek mahsûlüdür. Fakat âcizâne İmam-Hatip liselerinde, Kur’an başta olmak üzere, senelerdir tefsir derslerini okutmam ve bu ilimle de bir uygulayıcı olarak meşgul olmam dolayısıyla, şimdiye kadar başka mealler yazılmışsa da, bunların aşağıda işaret edilen kusurlarına düşmeksizin, ilim erbâbının, din görevlilerinin, dîne hizmet gâyesiyle yetişen her seviyedeki talebenin ve Kur’an’ı doğru anlamak isteyen halkın ihtiyacına daha uygun ve kolay cevap veren ve inananları da şüpheye düşürmeyen bir meal hazırlamak istedim. Eseri hazırlarken klâsik bir mealden ziyade, genel anlamda dünya tarihini dikkate alarak çağların hastalıklarını, Firavunları/kral tanrıları ve olaylarını, tevhîdi, şirk ve çeşitlerini, müşriklerin söylemlerini ve her çağda bu mantıkta olanları, şeytanın Allah’a baş kaldırış söylem ve hareketinin taraftarlarınca paylaşılmasını, kâfir ve münâfık tiplemelerini, Kur’an ve Peygamber birlikteliğini, hukûkî ve sosyal meseleleri açıklayan bir meal hazırlanması hedefini düşünerek bu çalışmayı yaptım.Önceki meallerin tespit edebildiğim bazı özellikleri şunlardır:1) Bir kısım meallerde kısa da olsa hiçbir açıklama yapılmamış (çıplak meal), hatta bazısında alışılmamış bir dil, bazısında ağır ve kapalı bir üslûp kullanılmıştır. Böylece Allah’ın murâdını anlamak, büyük oranda güçleşmiştir. Bu sebeple birçok kimse okuduğu mealleri anlamamış veya şer’î ilimleri ve Hz. Peygamber’i devreden çıkarmış, ilimsiz âlim kesilmiştir.2) Kimi çalışmalarda, açıklamaların çoğunun dipnot hâlinde oluşu araştırmacıların dışında istifadeyi azaltmıştır.3) Bazı meallerde âyetler, kelime karşılığı olan mânâlarından ziyade, esnek bir anlatım şeklinde tercüme edilmiştir.4) Son zamanlarda yayımlanan bazı meallerde, teknik bakımdan uygun bir yol tutulmuşsa da, bir kısım âyetlere, bugün henüz kesinlik kazanmamış, hatta tenkit edilip ilmen çürütülmüş fikirlerle yorum getirilmiştir. Oysa bunu Allah’ın kudretiyle bağdaştırmak imkansızdır.

Bu tür fikirlere, sınırlı sayıda kişiler çağdaşlık adına iltifat etse bile, yine de onlar Kur’an’ın hükümlerinin bütününe (yanlış bilgilendirildiklerinin dışında) iltifat etmeyeceklerdir. Aynı zamanda bu yorum ve ifade şekilleri, inananları şüpheye düşürmekten başka bir işe yaramayacaktır.

5) Pek çok mealde ise çağın mânevî hastalıklarına ait açıklamalara yer verilmemiştir.

Bütün bunları göz önünde tutarak, çalışmamı aşağıdaki esaslar dâhilinde yürütmüş bulunuyorum:

1) Âyetlerde, kelimelerin âyet içindeki anlamına göre, Türkçe karşılığı verilmiş olup kelimenin ihtivâ ettiği diğer anlam parantez içine yazılmış, bunun için ayrıca lügatçe koymaya lüzum görülmemiştir.

2) Parantez içine yazılmış ifadeler hâriç tutularak okunduğunda âyet-i kerîmelerin, kelime kelime mealinin ortaya çıkması sağlanmaya çalışılmış, bununla birlikte, mealin hem parantez dışı hem de parantez içi kısımlarının birlikte okunmasının uygun olacağı fikri esas alınmıştır.

3) Böylelikle âyetlerin kelime anlamı lügate fazla ihtiyaç duymadan parantez dışından takip edilecek, parantez içlerindeki açıklamalarla da bir tefsire ihtiyaç duyulmadan, öz olarak anlaşılacaktır.

4) Âyetlerin tercümelerinin, gramer kâidelerine uygun olarak yapılmasına da dikkat edilmiştir. Yerine göre, zamirlerin mercîleri, tekil kelimelere ifade gereği olarak ilâve edilen çoğul ekleri ve bazı yardımcı kelimeler parantez içine yazılmıştır.

5) Âyetlerdeki mananın açıklığa kavuşması için, yer yer sebeb-i nüzûlüne (iniş sebebine), ihtivâ ettiği mesaja ve delâlet ettiği manaya uygun gerekli fıkhî, itikâdî ve tarihî açıklamalar yapılmıştır. Her seviyedeki insan bunları rahatlıkla anlayacak ve anlatacaktır.

6) İki türlü mâna taşıma ihtimali bulunan ve müfessirlerin de, her iki manaya delâletinden vazgeçmedikleri âyetlerde, kesinliğe daha yakın olan mânaya metinde yer verilmiş, diğerine ise dipnotta işaret edilmiştir.

7) Kıraat farklılıklarının mânaya tesirine yer yer işaret edilmiştir.

8) Bugünkü Tevrat ve İncil nüshalarındaki yanlış inanç şekilleri, ilgili âyetlerin dipnotunda gerekli görüldükçe belirtilmiştir. Bu hâliyle meal, kısa ve öz bir tefsir niteliği de taşımaktadır.

9) Âyetler arasında insicâma dikkat edilmiştir.

10) Dil itibâriyle ağdalı, yapmacık ve kullanılmayan kelimelere yer verilmemiştir.

11) Kur’an metninde olduğu gibi, mealde de secde âyetlerine ve ayn duraklarına işaret edilmiş, böylelikle meal okumak isteyenler için secde yerlerini tespitte ve konu bütünlüğüne riâyette yardımcı olunmaya çalışılmıştır.

12) İmlâ ve noktalama açısından günümüz insanının rahat okuyabileceği bir yöntem benimsenmiş; halk arasında sık kullanılmakta olan Türkçe’ye mâl olmuş kelimelerdeki inceltme ve uzatmalar belirtilmemiştir.

13) Özellikle konuların bir bütün hâlinde anlaşılması ve Kur’an’ın Kur’an ile tefsiri açısından ilgili âyetler arasında atıflar yapılmış; iki âyet aynı konudan bahsediyorsa “bk.”, birbiriyle ilgili konularda ise “krş.” şeklinde gösterilmiştir.

14) Mealden daha fazla istifade edilmesini sağlamak üzere, değişik açılardan fihristler ve kapsamlı bir dizin hazırlanmıştır.

15) Sûrelerin ana konularını ihtivâ eden bir indeks ilâve edilmiştir.

Bununla birlikte yine de tam anlamıyla doğruya ve mükemmele ulaşmak insan gücünün üstündedir. Bu sebeple, göze çarpacak yanlışlıkların ilim erbâbı tarafından halisâne bir davranışla bildirilmesi halinde, onlara minnettar kalacağımı şimdiden ifade etmek isterim.

Bu uğurda riyâdan uzak bir şekilde, samimi bir niyet ve gayretle eserler ortaya koyan üstadlarımın ve ilim erbâbı kardeşlerimin çalışmalarının meşkûr, amellerinin makbul olmasını; mü’min kardeşlerimin bu ilâhî kaynaktan feyiz alıp gereğince amel etmelerini; bu sâyede Cenâb-ı Hakk’ın hepimizi rızâsına kavuşturmasını niyâz ederim. Tahsilimde maddî ve mânevî desteklerini esirgemeyen anne ve babama, Kur’an hâfızlığımda, tashîh-i hurûf tâlimimde (1947-1950), başta Arapça olmak üzere din ve fen ilimleri tahsilimde (1950-1963), kıraat-i aşere öğrenimimde (1968-1970) kendilerinden feyiz ve nasip aldığım üstadlarıma yüce Allah’tan rahmet ve mağfiret niyâz ederim.

Özellikle, İslâm ve Kur’an sevgisini insanlara ulaştırma yolunda rûhunu teslim eden muhterem Mahmud Esad Coşan Hocaefendi’nin aziz hatırasını yâd ederek, bu çalışmanın seçkin bir heyet tarafından yeniden gözden geçirilmesi, yaptığımız yeni düzenleme ve ilâvelerle bu baskının yapılıp yayımlanmasındaki himmetleri dolayısıyla kıymetli öğrencim Muharrem Nureddin Coşan Hocaefendi’ye, Server İletişim yetkililerine ve bundan önceki baskılarda hâlisâne emeği geçen bütün güzîde dostlarıma şükranlarımı arz eder, hizmet ve katkılarının her bir harfine sayısız ecirler dilerim.

Doç. Dr. Hasan Tahsin Feyizli

İnternet Sitesi: http://feyzulfurkan.com/

İnşaAllah sizler için faydalı olmuştur. Sormak istediğiniz soruları yorum olarak yazabilirsiniz. Hayırlı günler 🙂

Zeynep Seçil Büyükçolak, İstanbul, Temmuz 2017

Feyzül Furkan Tanıtımı” için 6 yorum

  1. Çok aydınlatıcı olmuşs. ????Allah razı olsun ablacım. Zaten almayı düşşsündüğgüm bir kitaptı şsimdi sabırsızlanıyorum istifade etmek için ????

  2. Lidte fiyatları çok pahalı acaba sipariş edebileceğimiz uygun fiyatlı bir internet sitesi var mı?

  3. Allah razi olsun. Cok güzel bir tanitim. Bende almak istiyorum. Almanyada yasiyorum. Meal kitabin orta boyda bordo rengi ni görmüstüm. Ancak Internet sitesinde bulamiyorum. Yardimci olur musunuz?

    Allah razi olsun.

İrem Kayhan için bir cevap yazın Cevabı iptal et