“Tarihe Tanıklığım” Kitap Alıntıları / Aliya İzzetbegoviç

Ben bir Müslümanım ve öyle kalacağım. Kendimi dünyadaki İslam davasının bir neferi olarak telakki ediyorum ve son günüme kadar da böyle hissedecegim. Çünkü İslam, benim için iyi ve güzel olan her şeyin diğer adı; dünyadaki Müslüman halklar için daha iyi bir gelecek vaadinin ya da umudunun, onlar için onurlu ve özgür bir hayatin, kısacası benim inancima göre uğrunda yaşamaya değer her şeyin adıdır.

Sayfa 50 – 14 yıl hapse çarptırıldığı mahkemede, karar açıklanmadan önce son sözleri

______________________________________________________________

Bugün maalesef barışı korumak için, savaşa yuvarlanmak için gerekenden daha fazla cesarete ihtiyaç duyduğumuz bir zaman gelmiştir. Bunun sizin savaşınız olmadığını hatırlayın.

Sayfa 110 – 1991’de iç savaş zamanında Bosna-Herkes kamuoyuna hitabından

______________________________________________________________

Görüyorsunuz Allah karşımıza acı verici bir imtihan çıkarmıştır. Boğazladık, kadın ve çocuklarımız öldürüldü, camilerimiz yıkıldı, ama biz kadın ve çocukları öldürmeyeceğiz, kiliseleri yıkmayacağız. Bunu yapmayacağız çünkü bazı tekil vakalarda bunlar olmuş olsa bile, bu bizim yolumuz değil.

Sayfa 194

______________________________________________________________

Biz muzaffer olacağız çünkü biz başkalarının dinine, milliyetine ve farklı siyasi kanaatlere saygı gösteriyoruz, çünkü bu zor durumumuzda bile temiz insanlar olmaya çabalıyoruz.

Sayfa 194

______________________________________________________________

Eğer, ordunuzla birlikte gelip halkımıza ülkesini ve özgürlüğünü vermenizi istediğimi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Halkımız güneşin altındaki kendi yerini kendisi sağlamlaştırmalıdır. Kimseden özgürlüğü bize bir tabakta sunmasını beklemiyoruz.

Sayfa 213 – 1994’te The Times’la mülakatından

______________________________________________________________

Eğer bir kez daha ırmaklarımız üzerinde köprüler inşa edeceksek, köprüleri öncelikle halkımızın ruhlarına inşa etmeliyiz.

Sayfa 287

______________________________________________________________

 

Zafer bir yüktür ve size gerçeği söyleyeyim, kaybetmekten artık kokmuyorum. Kaybetmek arkamızda kalmış bir şey; ama zafer kendi problemlerini getirir. Şimdiden getirmeye başladığına dikkat edin. Şimdi, muzaffer olduğumuzda, bombalardan acı çektiğimiz zamanki gibi temiz insanlar olup olmayacagımızı merak ediyorum.

Sayfa 306

______________________________________________________________

 

Mucizevi bir çözüm yok; sadece sabır ve çok çalışmak var.

Sayfa 382

______________________________________________________________

Kendinden olanı sev, ötekine saygı göster.

Sayfa 423

______________________________________________________________

Bedeni kurtaracağız, ama ya ruhu?

Sayfa 430

______________________________________________________________

Başağrısı gibi okuma nöbetleri tutardı beni. Üç-dört ay boyunca tek bir kitap yüzü açmaz, ondan sonra da üç ay başımı kitaplardan kaldırmazdım. Bu süreç bu şekilde devam eder giderdi. Ben bu şekilde Dostoyevski’nin Tolstoy’un külliyatını, Kant’ın eserlerinin de neredeyse tamamını okudum. 19 yaşımda Saf Aklın Eleştirisi’ni okudum. Kitabın beni çok etkileyen bölümlerini hala hatırlarım. Mesela kitabın ana bölümündeki antinomiler kısmını. Hatırladığım bir başka kitapsa Spengler’in Batı’nın Düşüşü adlı eseri. Uzun süre o kitaptaki şemaları düşünmekten kurtulamadım.

Sayfa 484

 

 

 

Bir cevap yazın